Almanya’da teneffüste arkadaşıyla Türkçe konuşan kız çocuğuna öğretmeni ceza verdi. (Cizre’de Kürtçe konuşan çocuk tutuklandı) Heidelberg yakınlarında meydana gelen olay tepkilere neden oldu.(Kürt şehrinde halkın tepki gösterdiği olaya polis saldırdı) Teneffüste Türkçe yasağı daha önce de tartışmalara neden olmuştu.(Kurdistan’da Kürtçe konuşmak tartışılmadan soykırımdan geçirildi)

Almanya’nın Heidelberg kenti yakınlarındaki küçük bir kasabada meydana gelen olay 8 Temmuz’da cereyan etti. Ailenin olaydan şikayetçi olduğu bildirildi.( Kuzey Kurdistan’da bu tarz olaylar her gün yaşanmakta ve yapılan protestolar baskılarla, işkence, gözaltı, asimilasyonlarla, soykırımlarla sonuçlanmakta)

Ailenin avukatı Yalçın Tekinoğlu, üçüncü sınıf öğrencisi olan kız çocuğunun, teneffüste kendisi gibi Türkiye kökenli bir arkadaşı ile tırmanma duvarı önünde oynarken başka çocukların da yanlarına gittiğini, kız öğrencilerin onları aralarına almayı reddetmesi üzerine diğer çocukların öğretmene onları aralarında Türkçe konuştuklarını da belirtip şikayet ettiklerini aktarıyor.(Kuzey Kürdistan’da sömürgeci Türk devleti, Kürt çocuklarını, Anadilinden kopartıp hiç bilmedikleri Türkçe’yi zorla öğretmekle kalmayıp kendi Anadilinden soyutlayarak, her türlü Kültürel soykırımdan geçirdi ve hala geçiriyor, 20 milyon Kürdün yaşadığı kendi ülkesinde bile kendi dilini öğrenmesi yasak!!!) Öğretmenin bizzat tanıklık etmediği olay üzerine Türkçe konuşan öğrencilere ceza olarak, okulda neden Almanca konuşulması gerektiğini yazan bir ödev verdiğini belirtiyor.(Faşizm hergün neden Türkçe konuşulması gerektiğini, özel savaş medyasıyla propagandasını yapmakta ve Kürt çocuklarını kendi dillerine nasıl düşman edeceklerinin, fiziki yöntemlerini göstermektedir) Bunun üzerine de dokuz yaşındaki öğrencinin, “Çocuklar okulda Almanca konuşur. Almanya’da resmi dil Almancadır. Siz bizim Almanca konuşmamızı istiyorsunuz. Okullar Alman okulu. Türkçe konuştuğumuzda diğer öğrenciler bizi anlamıyor. Anadilimizi konuşmamalıyız. Çünkü Almancamızın daha iyi olması isteniyor” şeklinde yarım sayfalık bir yazı yazdığını aktarıyor.(Kürt çocuğun hiç bir şey yazmasına gerek yok, çünkü yoksun, varlığın yok, sen yoksun, herşey tek zihniyet üzerine kurulu harici tek kelime yine YASAK!)

Belgemi:

Şark ıslahat planı:“Aslen Türk olup Kürtlüğe mağlup olmaya başlayan bervech-i âtî Malatya, Elaziz, Diyarbekir, Bitlis, Van, Muş, Urfa, Ergani, Hozat, Erciş, Adilcevaz, Ahlat, Palu, Çarsancak, Çemişgezek, Ovacık, Hısn-ı Mansur (Adıyaman), Behinsi (Besni), Arga (Akçadağ), Hekimhan, Birecik, Çermik, vilayet ve kaza merkezlerinde hükûmet ve belediye dairelerinde ve sair mücessesat ve teşkilâtta, mekteplerde, çarşı ve pazarlarda Türkçeden maada lisan kullananlar evâmir-i hükûmete ve belediyeye muhalif ve mukavemet cürmile tecziye edilirler.” (Madde 13)

 “Vatandaş Türkçe Konuş”

“Fırat garbındaki vilayetlerimizin bazı akvamında dağınık bir surette yerleşmiş olan Kürtlerin Kürtçe konuşmaları behemahal men edilmeli ve kız mekteplerine ehemmiyet verilerek kadınların Türkçe konuşmaları temin olunmalıdır.” (Madde 16)

Günümüz belgesimi

Çöktürme Planı: Ablukaya alınan yerleşkelerde, yaşamsal alanlar tahrip edilerek geri dönüş koşulları ortadan kaldırılacak, kitlesel imhalar, tutuklama ve boşaltmalarla yerleşkeler huzura kavuşturulacaktır.’ Raporun 8 sayfasında ‘yapılacak bastırma operasyonlar da 10 bin  illa 15 bin imha, 8 bin civarı yaralı, 5-7 bin arası tutuklama, bombalanmış küçük ve büyük yerleşim alanlarında  150-300 bin civarı insanın yer değiştirmesi işlevsizleştirmesini sağlaması düşünülmekte’ denilmekte.

Görüntümü:

Mikail AVAİ