Mizgin KOÇGİRİ

Tarihe baktığımızda özelikle de otuz sekiz isyanlarına bakıldığında Kürt halkı ne kadar bilinçsiz de olsa emperyalist faşist soykırımcı ve de katliamcı güçlerden korunmak için dağlara, mağaralara çekilerek direnmiş ve kendilerini korumayı esas almışlardır.

Çünkü her canlı üç temel güdüye sahiptir. Bunlar; beslenme, korunma ve üremedir. Nasıl ki bir hayvanın önündeki yemeği almaya çalıştığımızda saldırarak kendi savunmasını yapıyor ya da başka bir yönden değerlendirirsek bir hayvanın yavrularını almaya çalıştığımızda, onları korumak için içgüdüsel olarak ilk refleksi saldırmak oluyor.

Her bir canlıda savunma, korunma dürtüsü var ve bu dürtü insanda düşünceyle bütünleştiğinde doğal olarak bunun yol ve yöntemleri de değişmektedir. Ancak salt düşünme de kendi başına yeterli olmamaktadır. Mesela elli, altmış yıl öncesine gidersek o zaman da Kürt halkı üzerinde çok pervasızca inkâr, imha, asimilasyon uygulanıyordu. Bu uygulamalarla kendi özünden uzaklaşmış bir Kürt halkı yaratılmak isteniliyordu. Yılarca devletçi zihniyet kendisine benzeyen, kendisi olmaktan çıkmış, kimliksiz, iradesiz, köksüz, bilinçsiz, dilsiz, kör kısacası piyon ve de robotlaştırılan Kürt’ü yaratmaya dönüktü tüm çabaları. 

PKK’nin de çıkışının temel gerekçelerinde Kürtlerin başına örülmek istenen bu kirli oyunlar değil miydi?  Bu kirli böl-parçala-yönet politikaları ve yahut nesne konumunda olan adına ne dersek diyelim kısacası; kendi kimliğinde, özünde ve de tüm değer yargılarından uzak olan bir toplumun olmaması için Önder APO ‘politik ve ahlaki toplumun güvencesi öz savunmadır’ ya da ‘politikasız olan bir toplum başı kesilmiş bir tavuk gibidir’ diye belirtmektedir. Yani tavuk ne kadar çırpınırsa da çırpınsın nafiledir.

İşte tekrardan tarihin tekerrür etmemesi için ve herkesin istediği bir Kürt’ün olmaması için de Önderlik, Öz Savunma dedi. Öz Savunma isminden de anlaşıldığı gibi özünü, kimliğini, kültürünü, dilini, ırkını tüm maddi, manevi değerlerini savunmak ve korumaktır. Her şeyden önce başkalaşıma uğramayan ben demektir.

Önderlik, kediye ciğeri teslim etmek gibi güvenliğimizi tekelci sisteme teslim etmeyi ve devlete karşı devlet yaratmayı temel iki yanlış hataya düşmemeye dikkat çekiyor.

Korumak için Öz Savunmaya mecburuz. Hele hele Kürt halkı gibi yıllarca sömürülen, yok sayılan toplumun öz savunma olmazsa olmazdandır. Çünkü öz savunma olmadan bırakalım bir halkın özgürlüğünü, varlığından dahi bahis etmek mümkün değildir. Öz Savunma olmadan demokratik ulustan bahis edilemez. Demokratik ulusun temel ayağı Öz Savunmadır.

Öz savunmasız olan halk kendi özünden uzaklaşmış, başkalaşmış, iradesizleşmiş, bastırılmış, piyonlaşmış, özgürlük gibi bir derdi olmayan toplumla karşı karşıya kalırız ki bu da geçmişteki Kürt’ün birer versiyonları olur. Bu da Kürt dışında bütün egemenlikçi zihniyetlerin yararına olur.

Demokratik Ulus demek tek vatan, tek bayrak, tek  millet, tek  ırk, vs. demek olmayıp, bu  tekçi  zihniyete karşı  tüm bu yukarıda  sıraladığımız teklerin  yerine  bütünlülüklerin  birliğidir. Kısacası ne devlet isteme ne de var olan devleti ret etme. Devletin içinde çok renkli kültürleri, ırkları, dilleri, ulusları, dinleri, bayrakları ve bütün renklerin birlikteliğini esas alarak yaşamaktır.                                                                                                      

İşte bunun için diyoruzki Öz Savunma. Eğer ki bir halk tehdit altındaysa, bu halk kendini koruyamazsa, savunmazsa, yaşam hakları elerinde alınmışsa öz savunmasını yapmadan nasıl doğal hakkı olan özgürlüğüne ve iradesine kavuşacaktır.

Bundan dolayı da diyoruz ki her bir Kürt insanın ekmek ve sudan öncelik Öz Savunmasını yapmaya ihtiyacı vardır.

Tabii ki Kürtlerin geçmişteki gibi olmaması için de her şeyden önce Kürtlerin daha fazla bilinçliliğe ve de örgütlülüğe ihtiyaçları vardır. Aslında bu ihtiyaçtan çok bu bir zorunluluktur.

Geçmişte komplocu dış güçler en çokta Kürtlerin bilinçsizliklerinde, örgütlü olamayışlarından cesaret almalarıydı. İşte Öz Savunma demek bir kez daha bu cesareti komplucu faşist güçlere vermemenin adıdır. Kısacası bilinç, örgütlülük olmadan Öz Savunma olamaz, Öz Savunma olmadan da demokratik ulus veya demokratik özerklik olmaz. Bunların hiçbirisi olmadan da Kürt bireyi ya da Kürt toplumu olamaz.