HBDH İmran Fırtına İntikâm Milisleri, İstanbul’da işbirlikçi Murat Can Emir’i kurşunlayarak cezalandırdı. Milisler, teslim olmayan işbirlikçilerin cezalandırılacağına dikkat çekti.

Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH) İmran Fırtına İntikâm Milisleri, 27 Temmuz’da saat 23.00 sularında İstanbul İkitelli’de ikamet ettiği evinin önünde itirafçı-işbirlikçi Murat Can Emir’i kurşunlanarak cezalandırdı.
Milisler tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Uzunca bir süredir gözlem altına alınan bu düşkün unsur, cezalandırma eylemimiz sonrası yaralı olarak hayatta kalmıştır” denildi.

‘FAŞİZME HİZMET ETTİ’

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Murat Can Emir bir dönem devrimci saflarda, devrimci savaş alanlarında yer almış, daha sonra faşist devlete teslim olarak ihanetçiliğin onursuzluk gömleğini giyinmiştir. HBDH bileşeni tüm devrimci örgütlerimiz hakkında edindiği bilgileri, HBDH’ın bazı savaşçılarını devlete vermiş ve faşizmin devrimcilere karşı operasyonlarında faşizme ‘hizmet’ etmeyi, yardımcı olmayı taahhüt etmiş bir şahsiyettir. Bu unsurun işbirlikçiliğini gizleyerek etrafına kendini muhalif- solcu bir karakter olarak gösterdiği, ayrıca bir tacizci olarak da çeşitli zamanlarda kadınlara yönelik cinsel saldırı suçları işlediği tespit edilmiştir.
Murat Can Emir ve aynı suçu işleyen birçok itirafçı-ihanetçinin verdiği beyanlardan dolayı onlarca devrimci tutuklanmakta, işkence görmekte ve faşizm tarafından katledilmektedir. Mahir Mete Kul’u Meriç Nehri’ne taşıyan, İbrahim Koçak’ın direnişle parçaladığı tutsaklık dayatmaları, devrimci savaş alanlarında birçok noktaya yönelik saldırıların kaynağı, onlarca yoldaşımızın şehit düşmesine ve binlerce devrimci- Kürt siyasetçinin tutsak edilmesine dayanak olan bu işbirlikçi-itirafçıların beyanlarıdır.

‘BERKİN’İN, TAYBET ANA’NIN KATİLLERİNE SECDE ETTİ’

Bunlar kendi yaşamlarını (onursuzca dahi) sürdürme adına faşizmin postallarına secde etmekte, diz çökmektedir. O secde ettikleri polis şefleri, Berkin’in katilleridir. O secde ettikleri, ‘hizmet’ etmek için aman diledikleri, bedenlerimizi panzerlerle sürükleyen, mezar taşlarımızı parçalayan, cenazelerimize saldıran faşizmin polisleridir. O secde ettikleri devrimcilere işkence eden, karakolda insanlara tecavüz eden, ‘adalet’ arayışçılarını sokak ortasında saçından sürükleyen, cumartesi annelerini sokakta coplayan, Taybet Ana’nın cansız bedenini yedi gün sokakta bekleten faşist polislerdir.

‘CEZALANDIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Murat Can Emir ne ilk ne de son itirafçıdır. Birçoğunun dosyası birleşik güçlerimizin elinde, kendileri gözetim altındadır. Hepinizi bir kez daha uyarıyoruz. Birleşik güçlerimizin gerçekleştirdiği yüzlerce eylem göstermiştir ki, saray rejimi kendini dahi koruyamamakta ve faşizmin çöküşü yaklaşmaktadır. Biat ettiğiniz iktidarın nazarında, sizlerin bir kuruşluk dahi değeriniz yoktur. Halka ve devrimcilere yönelik işlediğiniz suçlarınızı itiraf edin ve devrimcilerin, HBDH’ın adaletine teslim olun. Aksi halde bu suçlarınızı cezalandırmaya devam edeceğiz.

HALKLARA ÇAĞRI

Türkiye ve Kürdistan halklarına da açık çağrımız şudur: Bu onursuz düşkün itirafçı- işbirlikçileri tecrit-teşhir edin, onların ne soframızda, ne sokağımızda, ne selamımızda yeri yoktur. Bunları olağan görmek, faşizmin katliamlarını olağan görmektir. Bunlara sessiz kalmak, işkenceye, tecavüze, infazlara sessiz kalmaktır. Tüm devrimci gençliği bu işbirlikçi-itirafçı çeteye karşı eyleme geçmeye çağırıyoruz.”