ROPERÎ HARUN

Bu sarsılmaz iradedir genç ve inançlı gerillaların görkemli direnişlerini büyüten. Bir büyük ülke sevgisidir genç yürekleri dolduran. Tarih bu direngen ve inançlı gerillalardan büyük bir gururla söz edeceğe benziyor.

Heftanin direnişi sekizinci gününü geride bıraktı. Sekiz günün her biri, üzerine romanlar, şiirler yazılıp, şarkılar söylenecek kadar görkemli ve doluydu. Geride kalan her bir günün saldırı yoğunluğu diğer günü geçiyor. Keşif uçakları hiç durmaksızın geziyor. Akşamın ilk saatleriyle birlikte savaş uçağı hareketliliği başlıyor, savaş uçaklarının verdiği kısa bir arada Kobralar ve Skorskyler devreye giriyor, sonra yine sabaha kadar savaş uçakları… Gündüzlerin de pek sakin olduğu söylenemez, özellikle gerillaların eylem yaptığı günler geceyi katbekat aşıyor. Neredeyse her gün eylem oluyor, her gün gerillalar ve sömürgeci güçler arasında çatışmalar yaşanıyor. Yaşanan çatışmalar dar alanda ve genelde iç içe oluyor. Obüs ve havan atışlarını saymıyorum bile çünkü artık onlar rutin bir hal almış durumda. (Bu yazıyı yazdığım şu anlar da bile yoğun bir saldırı var. Kobralar etrafı tarıyor.) Gerillaların gözleri alev gibi ancak genç yaşlarına rağmen bu kadar sakin ve profesyonelce hareket etmeleri herkese büyük bir güç veriyor. Türk devletinin yaptığı tahrik ve propagandalara gelmiyorlar. Çok moralliler, sakinliklerinden dolayı tarif edemediğim bir heyecanları var.  Karşılaştığım bir YJA-Star gerillası, Nazım Hikmet’in, ‘‘Nasıl öfkelenmem, eziliyor memleketim bir avuç hergelenin ayakları altında’’ dizeleriyle duygularını dile getiriyor.  Gerillaların bu denli gelişmiş bir teknolojiye karşı durmaksızın savaşmaları büyük bir kahramanlık örneği.

İRADENİN SARSILMAZ GÜCÜ

Kürdistan, tarihi boyunca birçok kahramanlık destanına tanıklık etti. Şüphesiz ki Heftanin direnişi de tarihte yerini alacak bir niteliğe sahip. Haftanin’de olduğumuz süre boyunca şunu gördük ki faşist Türk devletinin saldırıları sadece Kürdistan’ın insanına değil. Sınırsız bir intikâm alma ve dağına, taşına, toprağına karşı tarihi bir kin besleme temelinde. Yoksa bir gecede küçük bir alanı 18-20 defa savaş uçaklarıyla bombalayıp daha sonra kobralarla taramanın bir anlamı neden olsun ki? Bir, iki ya da üç tatmin etmiyor, Kürdistan ve ona ait olan her şeye karşı olan kinini dindirmeye yetmiyor. 18-20 defa üst üste vurmak klasik çerçeveden bakıldığında güç gösterisi gibi durabilir. Ancak bizim gördüğümüz ve burada tartışılan şey bir güç gösterisinden ziyade son teknolojiyle donatılmış silahlarına rağmen bir tepede kahraman gerillanın direnişini kıramamanın öfkesi. Yıllardır yaptığı bütün zorbalık ve harcadığı çabaya rağmen Kürdü yenememenin öfkesi. ‘‘Çöktürme” adı altında yaptıkları soykırım planlarının tutmamasının hayal kırıklığı. Kürdistan’da gelişen her direniş faşist Türk devletine bir ders vermiştir, buradan da tarihi bir ders aldığını en çok Heftanin’de kalanlar görüyor. Sadece sekiz günde aldığı ders, insan iradesinin sarsılmaz gücü.

TARİH BU ONUR SAVAŞINI YAZACAK

Bu sarsılmaz iradedir genç ve inançlı gerillaların görkemli direnişlerini büyüten. Bir büyük ülke sevgisidir genç yürekleri dolduran.

Karşılaştığımız her gerillanın gözlerinde büyük bir öfke var işgale, işgalcilere ve buna geçit verenlere karşı. İnsanüstü bir çabayla işgalci Türk devletini durdurmaya çalışıyorlar. Gerillalar canla başla savaşıyor. Burada çok farklı ve etkileyici bir atmosfer var. Bir taraftan aralıksız süren saldırılar, diğer tarafta öfkeli, asil ve bir o kadar sakince hareket eden profesyonel gerillalar. Tarih bu direngen ve inançlı gerillalardan büyük bir gururla söz edeceğe benziyor. Çünkü onlar bu halkın onurunu koruyor, direnişiyle yaşamı güzelleştiriyor.

Reklamlar