Kemal SOBE

KDP ve güneyli diğer güçlerin elindeki imkanlar, Kuzeyli güçlerin elinde olsaydı, Kuzey devrimci güçleri bütün Kürdistan ve Ortadoğu’da şimdiye kadar çoktan demokratik ulusa dayalı bir devrim ve değişim gerçekleştirmişlerdi.

KDP ve güneyli güçler 1950’den sonra bazı imkanlara sahip oldular ama parçalı siyaset yürütmeleri, dış güçlere yaslanmaları, ulusal bir parti olmayı pratikte başaramamaları ve ulusal bir siyasete sahip olamamaları ve çoğu kezde aşiretsel çıkarlardan dolayı, bırakalım bütün Kürdistan’a faydalı olmayı, Güneyli Kürtlere bile faydalı olmayıp, Kürt halkını inkarcı güçlerden gelen saldırılara karşı koruyamadılar. Kendi öz gücünüze dayanamazsanız, dış güçlerin çıkarlarına uygun hareket ederseniz, dış güçlerden yardım beklerseniz, Kürt halkına yarardan çok zarar verirsiniz. Kendinize parti diyorsunuz, on binlerce askeriniz peşmergeniz var ama güneyi ve bir şehri bile savunacak güçte değilsiniz.


Irak ordusu ve İran’a bağlı bazı çeteler Kerkük’e girdiklerinde YNK’ye bağlı peşmergelerin çoğunun şehri terk ettikleri biliniyor. Kerkük’ü halk ve gerilla güçleri savundu. KDP ve YNK’nin binlerce on binlerce askeri peşmergesi nerelerdeydi ve ne işe yaradılar? Böyle ulusalık dünyanın neresinde görüldü Böyle ulusalcılık hiç olur mu! Bir şehri savunamayanlar büyük Kürdistan’ı, yaklaşık 50 milyon Kürdü nasıl savunacaklar? Yıllarca güney Kürtlerinin Saddam’ın saldırıları sonucu katledilmeleri, Güneyli güçlerin dağınıklığından, siyasi zayıflığından ve kendi güçlerini yıllarca kendilerine karşı harcamalarından kaynaklanıyor. The times gazetesi ” Kürtlerin kendi aralarında bu kadar bölünmüş olmaları tahmin ettiğimizden de fazlaymış” diye yazmıştı. Irak ordusu Kerkük’e girdiğinde, peşmergeler şehri terkedip kaçmışlardı.


Kürt halkının en büyük savunma gücünün Özgürlük Hareketi olduğunu Kürtler ve heskes biliyor. Kürtler kendi aralarında ulusal ve siyasal birliğe ve ulusal savunma gücüne sahip olurlarsa, hiçbir güç, Kürtlere baş eğdiremez. Kürtlerin dış saldırılara maruz kalmaları, Kürt siyasetinin kendi aralarındaki dağınıklığın ve ulusal birliğin olmamasından ya da çok zayıf olmasından kaynaklanıyor. Bölge devletleri, Kürtlerin inkarı üzerine kurulan statükoyu devam ettirmesinin, dünya’nın büyük güçleri de son yüzyılda olduğu gibi, bölgede egemenlik kurmanın ve bir yüz yıl daha bölgede siyasi ve ekonomik egemenlik kurmanın peşindeler. Başta KDP olmak üzere, güneyli güçler eğer akıllarını başlarına alıp doğru bir ulusal duruşa, çizgiye ve
savunma gücüne sahip olmazlarsa, Güneyin özerkliği ve kazanımları bile tehlikeye girebilir. Kürtler tarihi bir fırsat yakalamış durumdalar. Bu fırsatlar geçmiş onlarca yıllık zamanda olduğu gibi, günümüzde de artık yerel bölgesel ve aşiretler çıkarlara heba edilemez. Kürt güçleri ideolojik farklılıkları bir kenara bırakıp halkın ulusal kurtuluşuna kenetlenmeliler. Tarih ve koşullar her zaman böyle fırsatlar sunmaz. KDP’nin ve güneyli güçlerin onlarca yıllık pratiklerinden de görüldü ki, Kürt halkının ulusal davalarını yürütme gibi bir dertleri, hedefleri yok.


Dış güçlere ve bölge dengelerine dayanarak politika yürütenler başarılı olamazlar. Dış emperyalist güçler kendi menfaatleri nasıl gerektiriyorsa öyle davranırlar, sürekli taktiksel hareket ederler. Kendi öz güçlerine dayanarak halk ile beraber hareket edenler her zaman kazanırlar ve kazandırırlar. Parçacı politikalarla bir ulusun kurtuluşu sağlanmaz. KDP son yaptıklarıyla aslında bir Kürt partisi olmaktan çıkmış, Kürt karşıtı inkarcı güçlere hizmet eden, kontra bir güce dönüşmüştür. KDP bir Kürt ulusal partisi değildir. Kürt halkının ulusal kurtuluşuna hizmet etmeyen KDP gibi güçler tarihten silinmekten kurtulamazlar.

Şimdiki koşullar oldukça zor ve yakıcıdır, Kürtler büyük bir sınav veriyorlar. Doğru ulusal siyaset yürüten, halka dayanan, halkla beraber hareket eden güçler kazanacaktır. Kürtler yalnız değildir. Özgürlük Hareketi şimdi dört parçada daha güçlüdür. Özgürlük Haraketi, Kürt halkını yalnız ve savunmasız bırakmayacaktır. Kürt halkının en büyük ulusal devrimci gücü Özgürlük Hareketi’dir. KDP yıllarca, Kürt partisi olmayı başaramadı, aşiret partisi olarak anıldı, bilindi. Şimdi ise, Kürt halkının düşmanlarıyla hareket eden bir kontra harekete dönüşmüştür. Başka türlü, KDP’nin bu yaptığı ihanetler nasıl izah edilir! Kürt halkı, böyle devam eden KDP’yi, tarihin çöp sepetine atacak ve KDP sürekli bir hainler örgütü olarak anılacak. Ama akıllarını başlarına alırlarsa, ulusal bir çizgiye gelirlerse, durum değişebilir. Aksi durumda, bütün Kürtlerin bu yapılan ihanetlere artık tahammülleri kalmadı…

Reklamlar