KJK Koordinasyonu açıklaması şöyle:

“3 Ağustos 2014 tarihi, insanlık ve kadın düşmanı DAİŞ çeteleri tarafından özgürlük hareketimizin temeli olan Êzidî halkımıza yönelik, Şengal’de gerçekleştirilen işgal ve soykırımın yıl dönümüdür. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi büyük bir minnetle anıyoruz. 3 Ağustos aynı zamanda bir soykırım ve kadın kırımı olarak tarihe geçmiştir. 3 Ağustos, öncelikle Êzidî halkımız olmak üzere bölge ve insanlık açısından unutulmayacak ve unutturulmaması gereken bir tarihtir. Binlerce Êzidî, dünyanın gözleri önünde, sadece inancı ve kimliği yüzünden katledilmiş, soykırıma maruz kalmıştır. Yine binlerce Êzidî kadın, bu vahşi çeteler tarafından kaçırılarak pazarlarda satılmış, tecavüze uğramış ve katledilmiştir. Halende binlercesinin akıbeti bilinmemektedir.

SOYKIRIMCI ZİHNİYETİ TARİHİN KARANLIĞINA GÖMELİM

Şengal’i o dönemde işgalci, tecavüzcü çetelere bırakıp kaçanlar da unutulmayacaktır. İşgalden sonra gerilla öncülüğünde başlayan halk direnişi ve Ezidxan’ın-Şengal’in kurtuluşuyla, Êzidî halkımızın katliam fermanlarıyla dolu tarihi, öz savunma ve kendi varlığını koruma mücadelesine bugün özgür bir Şengal için  büyük bir mücadeleye dönüşmüştür. Dolayısıyla Şengal’in DAİŞ çeteleri tarafından işgalini,  gerçekleştirenleri ve soykırım uygulayanları bir kez daha öfke ile kınıyoruz. Kadınların öncülüğünde yeni ve özgür bir  Ortadoğu’nun yaratılmasının ancak sömürgeci, işgalci ve tecavüzcü zihniyetlere karşı daha güçlü örgütlü mücadele ile başarabileceğimize olan inancamızı ve özgürlük iddiamızı belirtiyoruz.

21.yüzyılın karekteri kadın eksenli olarak giderek gelişmektedir. Kadınlar olarak bu soykırımcı zihniyetleri tarihin karanlığına gömelim. Her yerde kadınların örgütlü mücadelesiyle kazanacağız. Demokratik özerk ve özgür bir Şengal’in statüsünün kazanılması için mücadelemizi daha da güçlendirerek özgürleşmeye ramak kalmıştır. Kutsal Ezidxan’da büyük bir umutla, Ezidxanlı kadınlar ve halkımız demokratik ulusun inşasını tüm boyutlarda geliştirerek başarılabileceğine olan iddia ve inancımızı belirtiyoruz.

3 AĞUSTOS ‘SOYKIRIM VE KADIN KIRIM’ GÜNÜ İLAN EDİLMELİ

3 Ağustos tarihi; bizlere çarpıcı ve üzücü bir şekilde göstermiştir ki, nerede olursa olsun kadınların öz savunması olmadan hiçbir yaşam hakkı garantide olmayacaktır.  Bu temelde, bütün kadınlar daha örgütlü, daha yaygın bir biçimde öz savunma temelinde, öz savunma ve demokratik ulus inşasına daha güçlü sahip çıkmalı ve öncülük görevlerini yerine getirmelidirler. 3 Ağustos tarihi uluslararası alanda bugünün Kürt Êzidî ve Êzidî kadınlarının “soykırımı ve kadın kırım” günü olarak kabul edilmesinin mücadelesini yükseltebilmeliyiz. Bu temelde; Önder Apo Êzidî halk gerçeği, özünü yitirmemiş Kürt halk gerçekliğidir. Tarihin en eski toplumlarından biri olma vasfıyla kültürel değerlerini korumadaki ısrarları ve birçok katliamdan geçirilmiş olmalarına rağmen kendilerini bu özleriyle birlikte günümüze taşırmaları, Êzidî Kürt varlığını anlama ve değerli kılan yönlerdir. Böylesi bir tarihsel ilişki içerisinde var olan bir topluluğun yaşatılması ve kendi coğrafyasından kendini sürdürebilir koşullara kavuşturulması her şeyden önce bir insanlık görevidir. Bugün Ezidxan’ın özgürlüğü, kendini  savunma ile  Kürt toplumunun kendi özünü, kök değerlerini savunması ve koruması anlamına gelmektedir. Önder Apo Êzidî Kürt gerçeğinin bu anlamda mutlaka yaşatılması gerektiğine inandığından, Êzidî halkımızı bekleyen tehditler konusunda daha öncesinde çok önemli uyarıları da olmuştur. Bu tehditler karşısında örgütlendirilmelerinin gerekliliğine işaret etmiştir. İşte bunu bilen Şengal halkımız, Önder Apo’nun demokratik ulus projesi kapsamında kendisini örgütlemektedir. Yine  kendi topraklarına tekrardan dönüşü çok değerli bir tutumdur. İşte kendi öz bilincini tüm Kürdistan gerçekliğiyle birlikte ele alan bir anlayış her geçen gün Êzidxan’da büyümekte ve gelişmektedir. Bu da özgür yaşam formülü hayat bulmuş demektir. Yine her zaman Önder Apo için büyük bir hassasiyet ile hareket eden Şengal halkımızın duruşu çok güçlü olmuştur. Önder Apo’ya bağlılığı, özlü bir tutum olarak, demokratik inşa ile cevap bulmaktadır. Soykırım savaşının bir planı olarak yürütülen tecrit, Türk sömürgeci, soykırımcı, tecavüzcü devletin, faşist özel savaş yönetiminin öncülüğünde geliştirilen tecrit ve izolasyon politikası daha da derinleştirilmiştir. Önderliğimizin durumunu hiçbir biçimde  bilmemekteyiz. İmralı’da Önderliğimize uygulanan tecrit, bir İşkenceye dönüşmüştür. Ağırlaştırılmış tecrit sistemi, bu sürecin tehlikeli ve tüm halklara kaybettirecek kirli karakterini ortaya net bir şekilde çıkarmıştır. Önder Apo’ya dayatılan tecrit ve esaret koşullarını ortadan kaldırılmasını sağlamak, başta Kürt kadınlarının öncü duruşu olmak üzere, gerçekleştirilecek yaygın ve sonuç alıcı eylemselliklerle mümkündür.

Önder Apo’nun özgürlüğünün, tüm kadınların, Ortadoğu’nun ve halkların özgürlüğü anlamına geldiği, özellikle son yıllarda yaşanan DAİŞ-AKP vahşetiyle çok daha yakıcı bir biçimde ortaya çıkmıştır. İmralı işkence sistemi mutlaka yıkılmalıdır. En büyük öz savunma mücadelesi, İmralı işkence, şantaj ve tehdit sistemini yok etme direnişidir. İmralı işkence sistemini yıkmak, özgür yaşamı inşa etmek demektir. Ezidxane ve Kürdistanı özgürleştirmek olacaktır. Başta Kürt kadınları ve halkımız olmak üzere, ‘Özgür Ülke, Özgür Önderlik’ şiarıyla EZİDXANE ÖZGÜRLEŞTİRME MÜCADELESİNE daha da sahip çıkılarak, 3 Ağustos’ta Şengal katliamının yıl dönümü vesilesiyle tüm alanlarda kapsamlı ve görkemli planlamalar temelinde anma ve eylemlerin geliştirilmesi ve soykırım gerçeğine karşı kadın kırımı ve soykırım gününe karşı tüm halklar ve kadınlar olarak özgürleşme mücadelesini daha güçlü vermeye ve büyütmeye çağırıyoruz.”