Dünya ile  Ay arasındaki benzerliğin nedeni Theia’nın Dünya’ya hızla çarparak Ay’ı koparması ve eriyip birbirine karışmasından kaynaklanıyor.

Ay’ın nasıl oluştuğu uzun zamandır tartışılıyor. Önde gelen açıklamalardan biri, Ay’ın erken evredeki Dünya ile 4,5 milyar yıl önce gezegenimiz ile çarpıştığı varsayılan Theia gezegenini baz alıyor. Bu da Büyük Sıçrama veya Theia Etkisi olarak adlandırılan devasa etki hipotezi olarak biliniyor ancak bunun nasıl gerçekleştiğine dair ayrıntılar net değil ve bilim insanlarının hâlâ açıklamakta zorlandıkları birçok gözlem var.

Nature Geoscience’ta yayınlanan yeni bir çalışma, çarpışmayı çevreleyen en büyük gizemlerden birini çözerek gerçekte ne olduğuna ışık tuttu. Devasa etki hipotezine göre Theia, kabaca Mars büyüklüğünde veya Dünya çapının yarısı kadar bir boyuttaydı ve 4,5 milyar yıl önce gelişmekte olan Dünya’ya çarptı.

Çarpışma, magmayı oluşturmak için yeterli ısı üretti ve Dünya’nın yörüngesine çok sayıda enkaz bıraktı. Bu enkaz daha sonra Ay’ı oluşturdu.

Teori, Dünya ve Ay’ın birbirleri etrafında dönme yönünü ve hızını açıklıyor. Ay, kendi etrafında dönerken Dünya’ya hep aynı yüzünü gösterir. Ay, Dünya etrafında her 1 dönüşü sırasında kendi etrafında da 1 defa döner. Yani kendi ekseni etrafında dönüş süresi ile Dünya etrafında dönüş süresi neredeyse aynıdır. Bunun sonucunda da Ay’ın her zaman aynı yüzünü görürüz.

Cahit Atik’in webtekno’da yer alan haberine göre, bilgisayar modelleri Ay’ın oluşumuyla ilgili olaylara dair çıkarımlar yaptı. Tüm gözlemlere en uygun modeller, Ay’ın yaklaşık %80 oranında Theia kaynaklı maddeden oluşması gerektiğini gösteriyor. Dünya ile  Ay arasındaki benzerlikse Theia’nın Dünya’ya hızla çarparak Ay’ı koparması ve eriyip birbirine karışmasından kaynaklanıyor.

Ay’ın oluşumuna dair açıklamalar

Bir teori, Theia ve erken evredeki Dünya’nın başlangıçta aynı yapıya sahip olması gerektiğini söylüyor fakat bu ihtimal olası değil zira Güneş sistemindeki her gezegen kendine has yapıya sahip. Bir diğer teoriye göreyse 2 gök cisminin karışması, beklenenden çok daha kusursuzdu. Bu da Ay yüzeyinde Theia izlerinin oldukça düşük olması anlamına geliyor.

Yeni çalışma; bu ikilemi, Dünya’nın ve Ay’ın daha önce düşünüldüğü gibi olmadığını göstererek çözüyor. Araştırmacılar, Apollo astronotları tarafından Ay’dan dönen kayalarda oksijen elementinin izotoplarının dağılımına yüksek bir hassasiyetle baktılar. Çalışma, oksijen izotop bileşiminde Dünya ve Ay arasında küçük bir fark olduğunu gösteriyor ve profillerinin hepsi aynı değil. Dahası, Ay’ın yüzeyinden kayalara baktığınızda fark artıyor ve Dünya’dan daha hafif oksijen izotopları ortaya çıkıyor.

Yani Theia ve Dünya aynı değildi. Ay ve Dünya da aynı değil ancak sonuçlar bize Theia’nın kendisi hakkında biraz daha bilgi veriyor. Yer çekimi nedeniyle Güneş’e daha yakın olan daha ağır izotoplardan biraz daha beklenebilir. Dünya ile karşılaştırıldığında Theia’nın daha hafif oksijen izotoplarına sahip olması gerekirdi.

Reklamlar